Loading...
tr usd
USD
0.080%
Amerikan Doları
43,77 TRY
tr euro
EURO
-0.230%
Euro
51,74 TRY
tr gbp
GBP
-0.110%
İngiliz Sterlini
59,28 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.29%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
0.34%
Bist 100
14.275,79 TRY
gau
GR. ALTIN
2.56%
Gram Altın
7.033,43 TRY
tr btc
BTC
0%
Bitcoin
0,00 TRY
tr eth
ETH
0%
Ethereum
0,00 TRY
tr ltc
LTC
0%
Litecoin
0,00 TRY
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Toprak Koruma Çağrısı

Toprak Koruma Çağrısı

Ebru Kaçın, 1 cm toprak oluşumunun 500-1000 yıl sürdüğünü vurgulayarak tarım topraklarının korunmasını istedi.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Toprak Koruma Çağrısı
Toprak Koruma Çağrısı

Antalya Tarım Konseyi İcra Kurulu Üyesi Ebru Kaçın, “Bir santimetre kalınlığındaki toprağın oluşumu 500 ile 1000 yıl arasında değişiyor. Bu nedenle mevcut tarım topraklarımızı korumak zorundayız” dedi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde hazırlanan Tarım Gündem programının konuğu, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı ve Antalya Tarım Konseyi İcra Kurulu Üyesi Ebru Kaçın oldu. ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın hazırlayıp sunduğu programda, su, toprak ve iklim ekseninde tarımın geleceği konuşuldu.

Antalya’nın bitkisel üretimde Türkiye’nin lider kentlerinden biri olduğunu belirten Ebru Kaçın, örtü altı üretimin yaklaşık yüzde 70’inin Antalya’da gerçekleştirildiğini söyledi. Yoğun üretimin sürdürülebilirliği için suyun, toprağın ve iklimin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Kaçın, iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak bütüncül politikaların hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

“1 santimetre toprak 500-1000 yılda oluşuyor”

Toprağın oluşumunun yüzyıllar sürdüğünü belirten Kaçın, “Bir santimetre kalınlığındaki toprağın oluşumu 500 ile 1000 yıl arasında değişiyor. Bu nedenle mevcut tarım topraklarımızı korumak zorundayız” dedi. Antalya’da son 20 yılda tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 17’sinin kaybedildiğini ifade eden Kaçın, Türkiye’de ise son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım toprağının üretim dışına çıktığını söyledi. Erozyon, plansız kentleşme ve tarım alanlarının farklı amaçlarla kullanılmasının önemli tehditler oluşturduğunu belirten Kaçın, tarım topraklarının milli bir anlayışla korunması gerektiğini vurguladı. Bilinçsiz kimyasal kullanımının toprak sağlığını olumsuz etkilediğini kaydeden Kaçın, zirai ilaçların kimyasal ürün statüsünde olduğunu hatırlatarak ilaç ve gübre uygulamalarının mutlaka ziraat mühendislerinin önerileri doğrultusunda yapılması gerektiğini söyledi.

“COP31 fırsata dönüştürülmeli”

COP31 hazırlıkları kapsamında BATEM arazisindeki yaklaşık 300 dekarlık tarım alanının otopark olarak değerlendirilmesine ilişkin görüşlerini de paylaşan Kaçın, tarım topraklarının korunmasının öncelik olması gerektiğini belirtti. Bölgede otopark yerine raylı sistem yatırımlarının artırılmasıyla kalıcı ulaşım çözümleri üretilebileceğini ifade eden Kaçın, COP31’in Antalya için önemli bir fırsat olduğunu ancak sürecin bilimsel veriler ışığında yönetilmesi gerektiğini söyledi.

“Tarımda su tasarrufu zorunluluk”

Türkiye’deki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 80’inin tarımsal sulamada kullanıldığına dikkat çeken Kaçın, su tasarrufunun artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi. Vahşi sulamaya karşı olduklarını belirten Kaçın, suyun üretim alanına ulaştıktan sonra mutlaka damlama veya yağmurlama gibi modern sulama yöntemleriyle kullanılmasının gerektiğini ifade etti. Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını ‘Su’ olarak belirlemesini de önemli bulan Kaçın, bu çalışmaların su yönetimi konusunda farkındalık oluşturacağını kaydetti.

“Ürün deseni suya göre planlanmalı”

Kuraklık ve çölleşmenin Türkiye’nin önündeki en önemli sorunlardan biri olduğuna işaret eden Kaçın, bu yıl yağışların yeterli olmasının gelecek yıllarda da aynı tablonun yaşanacağı anlamına gelmediğini söyledi. Su kaynaklarına göre üretim planlaması yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Kaçın, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin yaygınlaştırılması, ürün deseninin bölgenin su potansiyeline göre belirlenmesi ve tarımsal teknolojilerin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Tropikal meyve üretiminin yer altı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Kaçın, Aksu, Kaş ve Fethiye’de deniz suyunun yer altı sularına karışmasının üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Kontrolsüz ve ruhsatsız açılan kuyuların yer altı su seviyelerini hızla düşürdüğünü belirten Kaçın, su kaynaklarının etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Kaçın, “Toprağı da suyu da doğru kullanmak zorundayız. Gelecek nesillere üretmeye devam edebilecekleri bir doğa bırakmak hepimizin sorumluluğudur” dedi. – ANTALYA

Toprak Koruma Çağrısı
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Yorumlar kapalı.

Bizi Takip Edin